4 Haziran 2012

Çeto-Burcu DİKMEN

Evvelâ bu blogu yakından takip eden genç çifte (ben de yaşlı sayılmam ama böyle demek adettendir) ömür boyu “tamamlanmışlık hissi” diliyorum. Hayatta en önemlisi odur çünkü. Mutluluk ya da huzur gelip geçicidir; eğer ki birisi seni “tamamlıyor” ise, olmuştur. Birinin dağıttığını öbürü toplayacak, birinin çocuklara anlattığını öteki yalanlayacak… Çocuklar annelerinden çok korkarken, babalarına sığınacak; babalarının şu huyunu beğenmezken, annelerine hayran hayran bakacaklar. Bu roller o kadar sık değişecek ki; vals yaparken eşlerin sımsıkı sarılıp sürekli dönmeleri gibi estetik hareketler ortaya çıkacak.
Aslında düğünden önce size şunu söyleyecektim, yazarken söylemesi daha kolay, "Allah sabır versin her ikinize de.."Çünkü sabrı geniş olan insan, zamanla her şeye alışabiliyor. Hemen parlamadıkça, kendine dönüp sorgulamayı becerebiliyor. İletişim kurabiliyor; ki en önemsediğim şeydir iki kişinin “aşk”laşmasında. Aynı dili konuşmak, derim genelde.
Fazla uzatmaya lüzum yok; genç çifte (halbuki ikisi de benden yaşça büyük) mutluluklar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder