aynı melodiyi, günlerdir tekrarlıyorum.
‘belli’ konuları düşünürken, geliyor aklıma. ne olduğunu sorsalar, bilemem. kimin bestesi bu, hatırlayamam kesinlikle.
nedenini, bilebilsem keşke..
*
bulmalıydım: düşündüm, üzerine kafa yordum.
ne zaman, tıkansa düşüncelerim; imdadıma yetişen, bu şarkı.
*
problemimin hayatla olduğuna inanıyorum.
‘inanmak’ kelimesi, ruhuma aykırı gelmeye başladı. satırlarda bile beni rahatsız eder oldu.
problemin, mekân ile ilişkilendirilmesi, kaçmak sayılabilir. şu söylediklerimi anlayabilecek tek kişi yok: çevremde falan değil, hiçbir yerde.
*
bir şeylere inanamamak, ne kötü.
kişi, nesne, kitap ve saire.
tıkanıyorum sürekli: tıkandıkça da aynı şarkı, kovalıyor beni.
*
geçenlerde, yorgundum.
yorulduğumu, nâdiren düşünüyorum.
kafam çok karışıktı. eve, kestirmeden gidemeyecek kadar yorgundum.
düz yoldan, herkesin bildiği yoldan gittim.
karmaşık değildi: sâde ve basit.
herkesin yaptığı şeyler gibi.
*
kolay’ı yaşamanın ne olduğunu bilmiyorum. yaşam, tercihler: yaşamım, benim tercihlerimden oluşuyor.
kolay’ı tercih etmek, yaşadığıma ve yaşadıklarıma bile inanmamama yol açacak.
*
sınırları koymalı: ufkunu bağlayan şeyden kaçacaksın.. iş, kitap, aile..
hattâ, kadın.
*
kadın, hayâl kuramıyor. kadının kendisi, bir hayâl.
erkek ise, gerçek.
hayat, gerçek değil. hayatın, gerçeklerle ilgisi yok.
kadın, hayata tutunabiliyor. boş yere değil: erkek, çuvallıyor.
*
terk etmek, öldürmek gibidir.
doğru: erkek, terk eder. ve kadın, ölüdür.
maktûl, kadındır. kâtil, erkek.
maktûl yok olur.
kâtil ise, her gün ölür.
*
nerede tıkandığımı buldum.
bach!..
yine hayatımı kurtardın..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder